Diş macunu yerine bal, tereyağı yerine aloe vera

share on:

Boğaz ağrısına tuzlu su, egzemaya yulaf unlu banyo gibi hastalanma ya da yaralanma, yanık durumlarında evde uyguladığınız bazı tedavilerin iyileştirme gücü olduğunu kimse reddedemez. Fakat yanan bölgeye tereyağı sürmek iyileşme sürecini hızlandırmaz. Bu ve bunun gibi bazı ev tedavileri sadece yararsız değildir sağlığınızı daha da kötüleştirebilir.

İşte ağız kokusu, soğuk algınlığı ya da kesikler gibi durumlarda uzak durmanız gereken ev tedavileri:

Yanıklar için tereyağı: Yanan bölgeye sürülecek bir parça tereyağının iyi geleceği söylenir. Ancak tereyağı dokudaki bakterileri kapatıp cildin daha fazla tahriş olmasına yol açar. Yanık bölgenize antibiyotikli krem ya da reçetesiz ilaçlardan sürmek istemiyorsanız aloe vera bitkisi iyileşme sağlar.

Akne için diş macunu: Sabah uyandığınızda yüzünüzdeki sivilceler çok kötü görünse bile asla diş macununa yönelmeyin. Diş macunu sivilceleri temizleyemez. Macunun içeriği cildinizi tahriş eder, daha fazla kızarmasına yol açar. Doğal bir tedavi istiyorsanız sivilcelerinize biraz bal sürüp 15-20 dakika bekleyin ve sonra durulayın. Böylece hem sivilceleriniz azalır hem de yeni çıkacakları önlersiniz.

Yarayı oksijenli suyla temizlemek: Ecza dolabınızdaki temizleme aracı olarak oksijenli suyun olduğu doğrudur. Ancak bunu küçük kesiklerde kullanmak risklidir. Çünkü oksijenli su sadece bakterileri değil sağlıklı hücreleri de öldürüp iyileşme sürecini geciktirir. Kesiğinizi temizlemenin en güvenilir yolu iyi bir sabun ve suyla yıkamaktır.

Bitlenme için mayonez: Mayonez canlı olan bitlerin bazısını öldürebilir, ancak yumurtalarını öldüremez. Bitleri öldürmenin daha etkili yolu yağ ve sirkedir. Saç derinize yeterli miktarda zeytinyağı uygulayın, 3 saat bekleyin, yıkayın ve sonra beyaz damıtılmış sirke sürün. Böylece yumurtalar da zarından ayrılacak siz de saçınızdan onları kolayca temizleyeceksiniz. Bu işlemi tüm bitler ve yumurtalar temizleninceye kadar 2-3 günde bir tekrar edin.

Ağız kokusu için daha fazla gargara suyu kullanın: Nefesiniz kokuyorsa ve hiçbir şeyin faydası olmuyorsa gargaranın en hızlı ve basit çözüm olduğunu düşünebilirsiniz. Çünkü bu ağız çalkalama sularının büyük çoğunluğu alkol içerdiği için ağız kokusunu daha da kötüleştirir. Ağzınızı kurutur, bakteri gelişimi için ortam hazırlar. Bunun yerine bakterileri kaldırmak için dilinizi de fırçalayın. C vitaminiyle dolu olan gıdalardan tüketin.

Soğukalgınlığı için portakal suyu: Bir bardak portakal suyu kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar mı? Tam tersine meyve suyundaki tüm fazladan şeker vücudunuzun C vitaminini emmesini zorlaştırarak beyaz kan hücrelerinin enfeksiyonla savaşma yeteneğini azaltır. Soğuk algınlığının başladığını anladığınız anda portakal suyu yerine C vitamini takviyesi alın.

Burkulan bileğinizin üzerine basmak: Ayağınız kaydığında ya da düştüğünüzde bileğiniz burkulduysa hemen kalkıp yürümeyin. Ağrılı bir bilek yaralanması tıbbı tedavi gerektirir. Üzerine uygulanan basınç bileğinizin daha çok ağrımasına ve zarar görmesine yol açar. Hafif incinme ya da burkulmalarda ayağınızı dinlendirin, buz uygulayın ve ayağınızı yüksekte tutun.

Kesikleri silip kurulamak: Susuz bir çölde yürüdüğünüzü düşünün. Vücudunuz susuz kaldığında bu yolculuğunuz ne kadar zorlaştığını tahmin edersiniz. Hücreler de aynı şekildedir. Kesiğinizi nazikçe elinizle yıkayın ve bölgeyi nemlendirin. Nemli tutmak kaşınmayı ve yara izini azaltacaktır. (Vasfiye Özcanbaz)

share on: