Yılbaşında hasta olmayın!

share on:
ihlamur

Karla gelen ve her yıl etkisini artıran soğuğu bu günlerde daha fazla hisseder olduk. Soğukla birlikte hastalıklar da kapımızı çalıyor. Siz de hasta olmak ve yılbaşını evde geçirmek istemiyorsanız bağışıklık sisteminizi güçlendirin.

Hem güçlü bir kış geçirmek hem de yeni yıla hasta girmemek için bağışıklık sistemini güçlendirmenin önemini vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, kendimizi hastalıklara karşı korunmanın tam zamanı olduğunu söylüyor.

Bana bir şey olmaz demeyin

En tehlikeli yöntem “bana bir şey olmaz” demek. İşin sırrı önce bakteri ve virüslerin size yaklaşmasını engellemek. Ardından da korunma formüllerini uygulamak. Özellikle çevrenizde hasta varsa, trafiği aşmak için toplu taşıma tercih ediyorsanız, kalabalık ofislerde veya ortamlarda bulunuyorsanız korunmanın önemi sizin için daha büyük. Basit ama etkili koruma yöntemleri ile bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir bu kışı güçlü ve zinde geçirebilirsiniz. Bitkileri tek tek ya da birbirlerinin etkilerini destekler şekilde karıştırarak kendinize sağlık savaşçısı çaylar hazırlayabilirsiniz.

Bitki çayı için

Her gün 2-3 fincan ıhlamur, zencefil, adaçayı, kuşburnu ya da ekinezya çayı içmek gün içerisinde maruz kaldığınız bakterilere karşı bağışıklığınızın güçlenmesinde etkili olacaktır. Örneğin, ıhlamur grip denilince aklımıza gelen ilk bitkilerden biri. Yapısındaki bazı bileşenler sayesinde iltihap giderme ve ağrı kesmeyi destekleyen ıhlamur, içeriğindeki bazı bileşenlerin boğazı yumuşatarak soğuk algınlığı şikâyetlerini hafiflettiği biliniyor. Sayısız faydaları nedeniyle günümüzde popüler olan diğer bir bitki ise zencefil. Soğuk algınlığı, boğaz ağrısı ve öksürüğe karşı korunmada etkili olduğu biliniyor. Limon ve özellikle de bal eklemek zencefilin etkisini de güçlendiriyor.”

Zencefil ve balım unutmayın

Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde balın etkisinin de altını çizen Prof. Dr. Yeşilada, antibiyotikler keşfedilmeden önce insanların ‘soğuk algınlığı’ dâhil her türlü enfeksiyonla savaşta bal kullandığını belirtiyor; “Türkiye’den de iki Tıp Fakültesinin katıldığı ve Avrupa’da 27 ülkede gerçekleştirilen bir araştırma, insanların soğuk algınlığına karşı halen en çok bal kullanımını tercih ettiğini gösteriyor. Bu nedenle soğuk algınlığı konusunda etkili olan ıhlamur ve zencefil gibi bitki çayları ile balı bir araya getirdiğinizde, balın güçlü etkisi ıhlamur ve zencefilin etkisini de artıracaktır”.

Adaçayı soğuk algınlığıyla savaşır

Soğuk algınlığına karşı mücadelede diğer bir etkili savaşçıyı da adaçayı olarak listesine alan Prof. Yeşilada, içeriğindeki uçucu bileşenler sayesinde adaçayının ağız ve boğaz iltihaplarını gidermeye yardımcı olduğunu vurguluyor. Prof. Yeşilada, C vitamini bakımından zengin bitkisel kaynaklardan biri olduğu bilinen kuşburnu çayının ise mayhoş tadının yanı sıra kuvvetli antioksidan etkiye sahip olduğunu dile getiriyor. Geleneksel lezzetlerimizden Kuşburnu çayının soğuk algınlığı, üşütme gibi hastalıklara karşı korunmayı destekleyici olarak günde 2 defa tüketilmesi öneriyor.

Ekinezya akciğer ve boğazları koruyor

Son birkaç yıldır adını sıkça duyduğumuz Ekinezya, hepimiz için tanıdık olan Papatyagiller ailesinin bir üyesi ve bağışıklık dostu bir bitki. Yeşilada, özellikle üst solunum yolu rahatsızlıkları denince akla ilk gelen bitkiler arasında yer alan ekinezyanın; soğuk algınlığı şikâyetleri üzerindeki destekleyici, yararlı etkilerine dikkat çekiyor. Yeşilada, ekinezyanın aynı zamanda virüslerin yol açtığı iltihap etkenlerinin miktarını kontrol ederek, boğaz ve akciğerlerde oluşabilecek hasarı da engellemeye yardımcı olduğunu belirtiyor.

share on: