Jinekolojik kanserlerden korunmanın şartı!

share on:
sigara

Genç-yaşlı bütün kadınların korkulu rüyası jinekolojik kanserlerden korunmanın ve tedaviden istenen sonucu almanın en etkili yolu teşhiste geç kalmamak! Erken teşhis ise ancak uygun taramalarla mümkün olabiliyor. Yıllık jinekoloji muayeneleri, ultrason, pap smear testi, menopoz sonrası gerektiğinde yapılacak biyopsiler, ailesel riski olanların tümör marker'larının yakın takibe alınması hayati önem taşıyor.

Jinekolojik kanserlerden korunmada ve etkin tedavide en önemli faktörün erken teşhis olduğunu vurgulayan Bayındır Söğütözü ve Kavaklıdere Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ömer Nicat Çobanoğlu, jinekolojik kanserler hakkında bilgi verdi.

EN ETKİLİ KORUNMA ERKEN TEŞHİS

Kadınlarda en sık görülen genital sistem kanserleri; rahim (endometrium), rahim ağzı (serviks) yumurtalık (over), dış genital organlar (vulva) ve hazne (vajen) kanseri olarak sıralanabilir. Endometrium kanseri, kadınlarda meme, akciğer ve kolorektal kanserden sonra en sık görülen kanserdir ve jinekolojik kanserler arasında ilk sırayı alır. Hazne (vajen) ve dış genital organlar (vulva) kanserleri; tüm kadın genital sistem kanserlerinin yüzde ikisini ve yüzde beşini oluşturur. Görülme sıklığında üçüncü sırada yer almasına rağmen yumurtalık (over) kanseri ölüm sebebi olmada ilk sırada yer alır. Ne yazık ki tüm yumurtalık kanserli olguların üçte ikisi ancak hastalığın ileri evrelerinde tespit edilebiliyor.

HASTAYA ÖZEL TEDAVİ

Jinekolojik kanserlerin tümünde, hastaya özel en uygun tedavi modeli uygulanmalı. Bunun için de hastalığın evresinin doğru belirlenmesi gerekir. Doğru yapılan evreleme, hastanın en doğru primer tedaviyi almasını sağladığı gibi hastalığın seyri ve takibi açısından da doğru tıbbi platformda kalınmasını sağlar. Evreleme sayesinde, tedavide doğru protokol uygulanması mümkün olur. Doğru evreleme, aynı zamanda cerrahi yaklaşımın seviyesi ve yeterliliğini sağlayabildiği gibi hastanın gereksiz agresif bir radikal yaklaşımdan korunmasını da sağlar.

HASTALIĞIN EVRELERİ DOĞRU HESAPLANMALI

Gerek evrelemede gerekse uygulanan tedavilerin etkinliğinin takibinde, uzak metastazların saptanmasında, nükslere ait erken gözlemlerde kullanılan yöntemler büyük önem taşır. Bunun için de CT, MRI ve PET gibi görüntüleme yöntemlerinden yaygın bir şekilde yararlanılır.

Jinekolojik kanserlerin tedavisinde cerrahi yaklaşım, radyoterapi, kemoterapi veya immunobiyolojik seçenekler kullanılır. Tedavide, hangi seçeneğin veya hangilerinin öncelikli olarak kullanılacağına doğru karar vermek önem taşır.

DENEYİMLİ BİR CERRAH BULUN

Cerrahi yaklaşım; doğru insizyon (kesi) seçiminden başlayıp, laparaskopik girişim, robotik cerrahi, radikal cerrahi ve pelvik ekzenterasyona kadar uzanan geniş bir yelpazeyi içerir. Cerrahi yaklaşımda, rutin jinekolojik operasyonlardakinden daha farklı bilgi, yetenek ve birikime sahip jinekolog onkologlara ve deneyimli merkezlere ihtiyaç vardır. Kanser cerrahisi, böyle ekipler tarafından ve yeterli altyapıya sahip merkezlerde yapılmalı.

JİNEKOLOJİK KANSERLERDE RİSK FAKTÖRLERİ

Jinekolojik kanserler, riskler açısından kendilerine özgü kriterler içerir:

Serviks kanserinde; erken yaşta başlayan seksüel aktivite, çoklu partner ilişkisi, HPV (Human papilloma virus) enfeksiyonu en başta gelen risk artış nedenleridir. Ayrıca artan doğum sayısı ve sigara alışkanlığı serviks kanser olasılığını artırır.

Endometrium kanserinde; erken yaş döngüsel kanamalarının başlaması, ileri menopoz yaşı (52 yaş ve sonrası), kısırlık ve doğum yapmama (3 misli artırıyor) menopozal dönem öncesinde ve sonrasında karşılıksız (Progesteron olmaksızın ) östrojen kullanımı (altı misli arttırıyor), aşırı kilo (obezite) ve diyabet önemli risk faktörleri olarak gösterilir.

TİRYAKİLER RİSK ALTINDA!

Over kanserinde genetik profildeki yoğunluk (ailesel hikayede over, endometrium ve meme kanseri varlığı ), sigara kullanımı, kısırlık, genetik mutasyonların varlığı, pudra kullanımı görülme sıklığını arttırır. Vajen ve vulva kanserlerinde ise HPV rolü ön plana çıkar.

BU TARAMALAR HAYAT KURTARIR!

Poliklinik seviyesinde ayaktan tetkiklerin yapılabilmesi ve radyoaktif etkiye maruz kalınmaması sayesinde, aşağıdaki rutin taramaları rahatlıkla yaptırmak mümkün olabiliyor:

Rutin genital muayene ve transvajinial utrasonografİ

Servikovajinal sitolojik tetkik (pap smear) HPV tarama ve tiplemesi Kolposkopik gözlem ve kolposkopik biyopsiler Endometrial biyopsi

share on: