Aşkı canlı tutmak için ayda 5 saat yeter

share on:

Sevdiğiniz kişi ile mutlu bir birliktelik için harcamanız gereken zaman ise yalnızca beş saat. Monotonlaşan ilişkiniz için olumlu bir şeyler yapmak istiyorsanız bilimsel gerçeklere dayanan önerileri göz önünde bulundurun.

Evlilikleri durağan ya da kötüye giden çiftlerle iyi gidenleri ayıran noktaları bulmak için yapılan bir araştırmaya göre eşler romantik akşam yemeği yiyerek ya da pahalı hediyelerle aşklarını canlandıramıyor. Günlük yaşamda partnerleri ile kısa da olsa beraber zaman geçirenler mutluluğu yakalıyor. Aynı araştırmaya göre; haftada toplam beş saat süren bu aktiviteleri bir rutine oturtan ilişkilerinde mutluluk oranı giderek artıyor.

İlişkileri düzenleyen egzersizler

Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Psikolog Zeynep Zat, haftada beş saat ayırarak ilişkiyi canlı tutacak egzersizlere dikkat çekti. Çiftlerin ilişkilerindeki problemli noktaları hayatlarından çıkartarak yerine sevginin iyileştirici gücünden yararlanabilecekleri pratik püf noktalarını koyabildiğini belirten Zat, sorunlu ilişkiler için derlediği aşkı canlı tutacak egzersizleri anlattı.

Beğendiklerini dile getirme ve takdir: 

Sevgi ve hayranlığı canlandırmak ya da arttırmak hiç de karmaşık değildir. Partneriniz ile onu neden sevdiğiniz üzerine bir konuşma yaparak başlayabilirsiniz. Bir çiftin birbirine verebileceği en büyük armağan tanındığını ve anlaşıldığını hissetme keyfidir. Oynayarak eğlenirken birbirini daha iyi tanıma çalışmaları yapılabilir. Kendinizi ve birbirinizi tanımak bir ilk adımdır, buradan edinilen bilgilerle birbirinize olan sevginizi ve birbirinizin beğendiğiniz özelliklerini söyleyebilirsiniz. Bunun yanı sıra, her gün partnerinize duyduğunuz gerçek sevgi ve takdiri iletmenin bir yolunu bulun.

Süre: Günde 5 dakika*7 iş günü Toplam: 35 dakika

Şefkat: 

Günlük yaşamın sıkıntı ve telaşesi içinde partnerinize kendisine değer verdiğinizi bildirmeniz kıymetlidir. Örneğin, “İşlerin yoğunluğu yüzünden yakın arkadaşlarımı çoktandır ihmal ettim” diye yakınan partnerinize “Önceliklerini belirleyemeyen sensin.” demek yerine çözümün bir parçası olmaya gönüllü olduğunuzu göstermek için “Hafta sonu hep beraber bir plan yapmayı ister misin?” diyebilmek uzaklaşmak yerine yakınlaşmayı seçmek olacaktır. Birlikte olduğunuz zamanlarda birbiriniz ile fiziksel ve duygusal temas halinde olun. Bunu gün boyu biriken önemsiz tedirginliklerden kurtulmanın bir yolu olarak da düşünün.

Süre: Günde 5 dakika*7 iş günü Toplam: 35 dakika

Ayrılıklar: 

Sabah güne başlamadan önce, o gün neler yapacağınızı partneriniz ile paylaşın, onun yapacaklarını da öğrenin. İşe gitmesi, dişçi randevusu, eski dostlarla bir araya gelmesi gibi… Bunu karşı tarafı sorgulamak ya da birbirine hesap vermekten öte, gün başlamadan önce kendisini planlarınızdan onu haberdar etmek için yaptığınızı unutmamalısınız.

Süre: Günde 2 dakika*5 iş günü Toplam: 10 dakika

Günün sonunda: 

Sadece günlük etkileşimleri hafife almamalarını gerektiğini anlamak bile, birçok çiftin ilişkisinde fark yaratır. İş çıkışlarında, yöneticinizle, iş arkadaşlarınızla o gün içinde yaşadığınız sorunlar yüzünden ya da bir türlü bitmeyen işlerden bunalmış olmanız muhtemel. Eve tüm işi getirmek ne kadar sağlıksız olsa da, aklınızdaki bu sorunları evin kapısından girerken bir anda bırakabilmek de öyle kolay olmuyor. Bunun için günü noktalarken partnerinizle mutlaka stresi azaltan bir konuşma yapın.

Süre: Günde 20 dakika*5 iş günü Toplam: 1 saat 40 dakika

Haftalık buluşma:

Birbirine destek olmanın bile ilişkinin gücüne ve tutkusuna iki haftalık bir tatile çıkmaktan çok daha fazla katkıda bulunacağını aklınızdan çıkarmayın. Sadece ikinize ait olan iki saati sohbet ederek geçirmek de bağlı kalmanın gevşetici, alçak basınçlı bir yolu olabilir.

Süre: Günde 2 saat*1 gün Toplam: 2 saat Genel Toplam: 5 saat

share on: